I won't say who I'm going to the prom with; that's classified.
Make sure all the field observations are classified by species.
You will have guessed its meaning by the end of the chapter.
- Bölümün sonunda onun anlamını tahmin etmiş olacaksınız.
This book consists of five chapters.
- Bu kitap beş bölümden oluşmaktadır.
This study grant was given to me by the departmental council.
- Bu öğrenim hibesi bana bölüm konseyi tarafından verildi.
He is the chief of my department.
- Benim bölüm şefimdir.
He works in the planning section.
- O, planlama bölümünde çalışıyor.
He belongs to the planning section.
- O, planlama bölümünde üyedir.
I didn't watch Star Wars episode 1.
- Yıldız Savaşlarının birinci bölümünü izlemedim.
I used to watch this anime a lot when I was a kid, but I can't quite remember what happened to the hero in the final episode.
- Bir çocukken bu animeyi çok izlerdim fakat son bölümde kahramana ne olduğunu tam olarak hatırlayamıyorum.
The bureau drawer has several compartments.
- Büro çekmecesinin birçok bölümü var.
This portion of the library is off-limits to the public.
- Kütüphanenin bu bölümü halka açık değil.
Do you have a technical diagram for this portion?
- Bu bölüm için teknik bir şemanız var mı?
Hey, what happened in the final episode of 'Tom and Mary'? They broke up, in the end. It was really bittersweet. Oh my! And after being so deeply in love!
- Hey, Tom ve Mary'nin son bölümünde neler oldu? Onlar sonunda ayrıldılar. Gerçekten buruktu. Tanrım! Ve bu kadar derinden aşık olduktan sonra!
Lunar eclipses can be total or partial.
- Güneş tutulmaları tam ya da bölümlü olabilir.
Will you explain the last part in detail?
- Son bölümü ayrıntılı olarak açıklar mısın?
Sami was transferred to the central traffic division.
- Sami, merkezi trafik bölümüne transfer edildi.
What division of the company do you work in?
- Şirketin hangi bölümünde çalışıyorsun?
Do you have a technical diagram for this portion?
- Bu bölüm için teknik bir şemanız var mı?
This portion of the library is off-limits to the public.
- Kütüphanenin bu bölümü halka açık değil.
The actor was on the stage for most of the play.
- Aktör oyunun büyük bölümünde sahnedeydi.
Robert got a small proportion of the profit.
- Robert, karın küçük bir bölümünü aldı..
He gave me chapter and verse on how bears pass the winter.
- O bana ayıların kışı nasıl geçirdiği hususunda bölüm ve ayet verdi.
The Sagittarius and Perseus Arms of the galaxy remained unexplored for thousands of years.
- Galaksinin Yay ve Perse takım yıldızı bölümleri binlerce yıl keşfedilmemiş olarak kaldı.
Tom often rings the radio station to give his opinion on the talk-back segment.
- Tom cevap verme bölümünde fikrini vermek için sık sık radyo istasyonunu arar.
I only read the first three chapters.
- Sadece ilk üç bölümü okudum.
I read a couple of more chapters before I went to sleep.
- Uyumaya gitmeden önce birkaç bölüm daha okudum.
It's hard to splice the two fragments together.
- İki bölümü birlikte eklemek zordur.
What division of the company do you work in?
- Şirketin hangi bölümünde çalışıyorsun?
I had the pleasure of learning that you recently became the manager of the production division.
- Ben son zamanlarda üretim bölümü müdürü olduğunu öğrenmekten memnuniyet duydum.