It's dangerous to play around the fire.
- Ateş etrafında oynamak tehlikelidir.
The captain ordered his men to fire.
- Kaptan adamlarının ateş etmesini emretti.
The police officer fired a blank.
- Polis memuru kuru sıkı ateş etti.
The policemen fired at the car's tires.
- Polisler arabanın lastiklerine ateş ettiler.
Tom pulled out his gun and shot Mary.
- Tom silahını çekti ve Mary'ye ateş etti.
Tom drew his gun and shot.
- Tom silahını çekti ve ateş etti.
Tom didn't shoot anybody.
- Tom herhangi birine ateş etmedi.
I saw Tom shoot Mary.
- Tom'un Mary'ye ateş ettiğini gördüm.
Be careful, this guy has a shooting license!
- Dikkatli ol, bu adamın ateş etme ruhsatı var!
The other policemen began shooting at the crowd.
- Diğer polisler kalabalığa ateş etmeye başladı.