at some one period of time; used indefinitely

listen to the pronunciation of at some one period of time; used indefinitely
English - Turkish

Definition of at some one period of time; used indefinitely in English Turkish dictionary

once
bir kere

Bir kerede iki yerde olamazsın. - You can't be two places at once.

Bir kerede iki yerde olamazsın. - You can't be at two places at once.

once
birdenbire

Her şey birdenbire oldu. - Everything happened all at once.

Bu birdenbire olmadı. - It didn't happen all at once.

once
bir defa

Bu işlerin hepsini bir defada yapmaya çalışma. - Don't try to do all these things at once.

Kimse bir defada iki şeyi yapamaz. - Nobody can do two things at once.

once
onceki
once
bir zamanların
once
var olan
once
bir sefere mahsus
once
bir zamanlar

O tartışma bir zamanlar karara bağlandı ve herkes için. - That dispute has been settled once and for all.

Bir zamanlar bir öğrenci iken onunla tanıştım. - I once met him when I was a student.

once
-diği zaman
once
herhangi bir zamanda
once
bir zamanlar, eskiden. bağ
once
(isim) bir kere
once
baglaç
once
bir vakitler
once
conj. hemen
once
eskiden

Sana eskiden hiç söz etmedim. - I never mentioned you once.

once
olur olmaz

Emekli olur olmaz insanlar seni nadiren görmeye gelirler. - People rarely come to see you once you are retired.

Emekli olur olmaz tüm zamanımı Tatoeba'ya ayıracağım. - Once I retire, I will dedicate my whole time to Tatoeba.

once
bir kez, bir defa
once
bir -se ..., bir -di mi ...: Once he's started you can't get him to stop. Bir
English - English
once