at no time

listen to the pronunciation of at no time
English - Turkish
hemen
hiçbir zaman
çok çabuk
çabucak
never
hiç

Çin'e gidene kadar hiç panda görmemiştim. - I had never seen a panda until I went to China.

O kitabı hiç okumadım. - I have never read that book.

never
asla

O, tatili sırasında bile asla çevrimiçi değil. - She is never online, even during her vacation.

O asla geri dönmemek üzere Japonya'dan ayrıldı. - He left Japan never to come back.

never
hiçbir şekilde
never
hiç bir zaman

Tom hiç bir zaman tek başına Boston'a gitmene izin vermeyecek. - Tom is never going to let you go to Boston by yourself.

Ben hiç bir zaman bir kişiye söz vermedim. - I never promised anybody anything.

never
ZararıBoş
never
(Konuşma Dili) ömrü billah
never
hiçbir zaman

Tom Mary'yi aramak için uğraşmaya devam etti, ama o hiçbir zaman telefonuna cevap vermedi. - Tom kept trying to call Mary, but she never answered her phone.

O hiçbir zaman babasının söylediklerini önemsemez. - He never takes any notice of what his father says.

At time
bu zamanlarda
never
katiyen

Dedem ve büyükannem sütlü kahveyi katiyen sevmezlerdi. - My grandparents never liked coffee with milk.

never
hiçbir suretle
never
balık kavağa çıkınca
never
taş çatlasa
English - English
never
never once, never
at no time

    Turkish pronunciation

    ät nō taym

    Pronunciation

    /ˈat ˈnō ˈtīm/ /ˈæt ˈnoʊ ˈtaɪm/

    Videos

    ... we didn’t have censuses that covered the whole world at that time.  So it’s a retrospective ...
    ... At any given time, we are running a collection of ...
Favorites