Tom Mary ile tartışmak istemiyordu.
- Tom didn't want to argue with Mary.
Bazı insanlar tartışmaktan nefret ederler.
- Some people hate to argue.
Ne hakkında münakaşa ettiler.
- What did they argue about?
Tom ve Mary münakaşa etmeye başladılar.
- Tom and Mary began to argue.
Bazı insanlar tartışmaktan nefret ederler.
- Some people hate to argue.
Tom sizinle tartışmak istemiyor.
- Tom doesn't want to argue with you.
Bazı insanlar tartışmaktan nefret ederler.
- Some people hate to argue.
O, Tom'la evlendiği için kızıyla tartıştı.
- He argued his daughter out of marrying Tom.
Bunun hakkında tartışmak ister misin?
- Do you want to argue about it?
Tom artık bunun hakkında tartışmak istemiyor.
- Tom says he doesn't want to argue about this anymore.
Tom'la tartışmasan iyi olur.
- You'd better not argue with Tom.
Tom ve Mary birbirleri ile her zaman tartışırlar.
- Tom and Mary argue with each other all the time.
He argued that America should stop Lend-Lease convoying because it needed to fortify its own Army with the supplies.
The two boys argued because of disagreement of the science project.
... But I do argue that I think it is, again, an industrial ...
... argue is best addressed through new forms of ...