Bu iş için başvuruda bulunmak size kalmış.
- It is up to you to apply for the job.
Tom bir bilgisayar şirketindeki bir iş için başvuracak.
- Tom is going to apply for a job with a computer company.
Bir vize için başvurmak istiyorum.
- I'd like to apply for a visa.
O, işsizlik yardımı için başvurmak istiyor.
- He wants to apply for JSA.
Her yıl binlerce kişi siyasi sığınma için başvuruyor.
- Thousands of people apply for political asylum each year.
Sen yaşına bakılmaksızın bir fiziksel uygunluk testi için başvuruda bulunabilirsin.
- You can apply for a physical fitness test regardless of your age.
Bebeğiniz pişiklere eğilimli ise, bebeğinizin altını temizledikten sonra bebek bezi kremi, toz veya vazelin uygulamak isteyebilirsiniz.
- If your baby is prone to rashes, you may want to apply diaper cream, powder, or petroleum jelly after cleaning your baby's bottom.
İki dilli gençler başvurmak için teşvik edilmektedir.
- Bilingual teenagers are encouraged to apply.
Bir iş için başvurmak istiyorum.
- I'd like to apply for a job.
Bu iş için başvuruda bulunmak size kalmış.
- It is up to you to apply for the job.
Bu kural birinci sınıf öğrencilerine uygulanmaz.
- This rule doesn't apply to first-year students.
Yasa bu durumda uygulanmaz.
- The law doesn't apply to this case.
Many of them don't know it, but almost a third of the inmates are eligible to apply for parole or work-release programs.
I applied myself to him for help.