This is a good book, but that is better.
- Bu iyi bir kitaptır ama şu daha iyidir.
We have the extra-large size, but not in that color.
- Büyük bedenimiz var, ama o renk mevcut değil.
I'll be there. However, I might be late.
- Orada olacağım. Ama geç kalabilirim.
The sentence is correct, however, I would word it differently.
- Cümle doğru ama onu farklı bir biçimde ifade edebilirdim.
Tom worked hard only to fail the exam.
- Tom çok çalıştı ama sınavda başarısız oldu.
Her only purpose in life was to get rich.
- Onun hayattaki tek amacı zengin olmaktı.
Love is blind, but jealousy can see even nonexistent things.
- Aşk kördür ama kıskançlık var olmayan şeyleri bile görebilir.
Love isn't blind, but it's often stupid.
- Aşk kör değildir ama çoğu zaman aptaldır.
Tom's already here, but Bill hasn't come yet.
- Tom çoktan burada, ama Bill henüz gelmedi.
I've been studying French for a long time, but I'm not yet fluent.
- Uzun süredir Fransızca öğreniyorum ama henüz akıcı değilim.
Fakat ben sana inanmıyorum Chuck ve de senin arkadaşlarına!
- Ama Chuck, sana ve arkadaşlarına inanmıyorum!