Hava kötü olduğu halde geldi.
- He came even though the weather was bad.
O, yorgun olmasına rağmen çalışmaya devam etti.
- She kept working even though she was tired.
Şirket politikasına ters olmasına rağmen, Tom ve Mary her karşılaşmada öpüşür ve birbirlerine sarılırlardı.
- Even though it's against company policy, Tom and Mary kiss and hug every time they meet.
Bunu sevmesen bile, yemelisin.
- Even though you don't like this, you must eat it.
Kanıtlayamasan bile neyin doğru olduğuna inanırsın?
- What do you believe is true even though you cannot prove it?
Küçük olsa bile hala harika bir arabadır.
- Even though it's small, it's still a great car.
Tom, hırsız alarmı çalmaya başlamış olsa bile gazete okumaya devam etti.
- Tom continued reading the newspaper even though the burglar alarm had gone off.