Bir kitabın özetini çıkardım.
- I made an abstract of a book.
Bu özeti Arapçaya çevirebilir misin?
- Can you translate this abstract into Arabic?
Bilgisayarların hiçbiri yanmış bir kartla çalışmaya devam edemez.
- None of the computers can continue to run with a burnt card.
Bu günlerden biri bu günlerden hiçbiri değil.
- One of these days is none of these days.
Onlardan hiçbirinin kaza geçirmediğini umuyorum.
- I hope that none of them got into an accident.
Bu günlerden biri bu günlerden hiçbiri değil.
- One of these days is none of these days.
Senin açıklaman benim için çok soyut.
- Your explanation is too abstract for me.
Bazı soyut sanatları anlaması zordur.
- Some abstract art is difficult to understand.
Yarım somun ekmek hiç yoktan iyidir.
- Half a loaf is better than none.
Biraz tuz istedim fakat kavanozda hiç yoktu.
- I wanted some salt, but there was none in the jar.
Hiç kimse onu Tom'un yapabildiği kadar iyi yapamaz.
- None can do it as good as Tom can.
Herkes için bir arkadaş hiç kimse için bir arkadaştır.
- A friend to all is a friend to none.
Dün televizyonda aynı saatte üç iyi film vardı. Ve onlardan hiçbirini görmedim.
- Yesterday, there were three good films at the same time on the TV. And I saw none of them.
Hiçbiriniz benim partime davet edilmeyecek.
- None of you are invited to my party.
Bazı soyut sanatları anlaması zordur.
- Some abstract art is difficult to understand.
Soyut modern sanatı anlamada güçlük çekiyorum, özellikle Mondrian.
- I have difficulty understanding abstract modern art, especially Mondrian.
Tom'un sınıf arkadaşlarından hiç birisi, onun babasının kim olduğunu bilmiyordu.
- None of Tom's classmates knew who his father was.
Hiç birimiz mükemmel değiliz.
- None of us are perfect.
He abstracted out the square root function.