Kaçakçılardan korkmadıklarını söylediler.
- They said they were not afraid of smugglers.
Leyla'nın babası bir kaçakçıdır.
- Layla's father is a smuggler.
Atlet koşu parkurunda koşuyor.
- The runner is running on the running track.
O elinden geleni yaptı ama kısa sürede böyle bir hızlı atlet ile rekabet edemeyeceğini gördü.
- He did his best but soon saw that he could not compete with such a fast runner.
Tony hızlı bir koşucu.
- Tony is a fast runner.
Jane iyi bir koşucu olmasa da, o çok hızlı yüzebilir.
- Though Jane is not a good runner, she can swim very fast.