a small piece of something

listen to the pronunciation of a small piece of something
English - Turkish

Definition of a small piece of something in English Turkish dictionary

bit
bilgi iletme birimi
bit
önemsiz
bit
az miktar
bit
azıcık

O beni azıcık korkutmuyor. - That doesn't scare me one bit.

Bunu azıcık sevmiyorum. - I don't like it one bit.

bit
temel veri ölçü birimi
bit
sağlama basamağı
bit
bilgisayarda bit
bit
gem
bit
delgi
bit
parça

Ben bir çocukken, böceklere dokunmak beni bir parça rahatsız etmezdi. Şimdi neredeyse onların resimlerine bakmaya katlanamıyorum. - When I was a kid, touching bugs didn't bother me a bit. Now I can hardly stand looking at pictures of them.

Aşk bir oyun değildir, bu nedenle sadece en iyi parçaları seçemezsiniz! - Love isn't a game, so you can't just cherry pick the best bits!

bit
matkap
a piece of
bir parça

Benim bir zarfa, bir parça kağıda ve kurşun kaleme ya da bir dolma kaleme ihtiyacım var. - I need an envelope, a piece of paper, and a pencil or a pen.

Bana bir parça bilgi getirdi. - He brought me a piece of information.

bit
two bits yirmibe
bit
{i} eksik etek
bit
sayısal bilginin en küçük hali
bit
küçük bir kısım
bit
(İnşaat)

Bu gece uçuş saatimiz 6 saatin altında olacak, ancak bazı şeyleri biraz hızlandırabilip hızlandıramayacağımızı göreceğiz. - Our flying time tonight will be just under 6 hours, but I'll see if I can speed things up a bit.

bit
f., bak. bite
bit
elektronik beyin vb ile muhaverede en ufak birim
bit
{i} dizgin
bit
{i} parça, lokma, kırıntı
English - English
bit
a small piece of something

    Hyphenation

    a small piece of some·thing

    Turkish pronunciation

    ı smôl pis ıv sʌmthîng

    Pronunciation

    /ə ˈsmôl ˈpēs əv ˈsəmᴛʜəɴɢ/ /ə ˈsmɔːl ˈpiːs əv ˈsʌmθɪŋ/
Favorites