a small piece of flesh; a slice

listen to the pronunciation of a small piece of flesh; a slice
English - Turkish

Definition of a small piece of flesh; a slice in English Turkish dictionary

gigot
but
a piece of
bir parça

Tom kız kardeşine bir parça kek kesti. - Tom cut his sister a piece of cake.

Benim bir zarfa, bir parça kağıda ve kurşun kaleme ya da bir dolma kaleme ihtiyacım var. - I need an envelope, a piece of paper, and a pencil or a pen.

gigot
(isim) but (koyun)
gigot
{i} but (koyun)
English - English
gigot
giggot