a scientist who devotes himself to doing research

listen to the pronunciation of a scientist who devotes himself to doing research
English - Turkish

Definition of a scientist who devotes himself to doing research in English Turkish dictionary

researcher
{i} araştırmacı

Araştırmacılar günde üç doyurucu yemek yersen kilo vermenin daha kolay olduğunu söylüyor. - Researchers say that it's easier to lose weight if you eat three square meals a day.

O, bir araştırmacı olmayı planlıyorum dedi. - He said, I plan to become a researcher.

investigator
{i} araştırıcı
investigator
{i} araştırmacı

Araştırmacılar, bir suikast planını ortaya çıkardılar. - Investigators uncovered an assassination plot.

Sen gerçekten oldukça becerikli bir araştırmacısın. - You really are quite a skillful investigator.

investigator
tetkikçi
investigator
müfettiş

Müfettişler ne olduğunu çözmeye çalışıyor. - Investigators are trying to decipher what happened.

Müfettişler incelenmek için bir bardak ve bir çift çorap gönderdi. - The investigators sent a glass and a pair of socks to be examined.

research worker
araştırmacı
investigator
Soruşturmacı

Dedektif Dan Anderson o yolu izleyen tek soruşturmacıydı. - Detective Dan Anderson was the only investigator to follow that lead.

investigator
{i} dedektif

O, bir özel dedektif kiraladı. - She hired a private investigator.

Sen akıllı bir dedektifsin. - You're a smart investigator.

researcher
{i} arama çalışması yapan kimse
English - English
researcher
investigator
research worker
a scientist who devotes himself to doing research

    Hyphenation

    a Sci·entist who devotes him·self to do·ing re·search

    Turkish pronunciation

    ı sayıntîst hu dîvōts hîmself tı duîng risırç

    Pronunciation

    /ə ˈsīəntəst ˈho͞o dəˈvōts həmˈself tə ˈdo͞oəɴɢ rēˈsərʧ/ /ə ˈsaɪəntɪst ˈhuː dɪˈvoʊts hɪmˈsɛlf tə ˈduːɪŋ riːˈsɜrʧ/
Favorites