O, zaman zaman dedektif hikayeleri okur.
- He reads detective stories on occasion.
Canım dedektif hikayesi okumayı istedi.
- I felt like reading the detective story.
O, polisiye hikâyeler okumaktan hoşlandı.
- He enjoyed reading detective stories.
Babam boş zamanında sık sık polisiye hikayeler okur.
- Father would often read detective stories in his spare time.
Ben özel bir müfettişim.
- I'm a private investigator.
Jetin neden düştüğünü müfettişler anladı.
- Investigators understood why the jet crashed.
Dedektif Dan Anderson o yolu izleyen tek soruşturmacıydı.
- Detective Dan Anderson was the only investigator to follow that lead.
Tom karısının ve aşkının kirli çamaşırlarını ortaya dökmek için bir özel dedektif kiraladı.
- Tom hired a private investigator to dig up dirt on his wife and her lover.
Sokakta gördüğüm kişinin özel dedektif olduğunu düşünüyorum.
- I think the person I saw in the alley is a private investigator.