a piece of meat that has been cut from an animal carcass

listen to the pronunciation of a piece of meat that has been cut from an animal carcass
English - Turkish

Definition of a piece of meat that has been cut from an animal carcass in English Turkish dictionary

cut
{i} kesme

Peyniri bıçakla kesmek kolaydır. - It's easy to cut cheese with a knife.

Peyniri bir bıçak ile kesmek kolaydır. - Cheese is easy to cut with a knife.

cut
maktu
cut
yarma
cut
kesiştirmek
cut
biçme
cut
-e gitmemek
cut
sapmak
cut
parça

O, elmayı iki parçaya ayırdı. - She cut the apple in two.

Bir pastayı eşit parçalara ayırma oldukça zordur. - Cutting a cake into equal pieces is rather difficult.

cut
azaltmak

Birlik üyeleri, hafta sonu ceza oranlarını azaltmak için tekliflere sövüp saydılar. - Union members railed against proposals to cut weekend penalty rates.

Sigaraları azaltmak yerine neden sadece onları bırakmıyorsun? - Instead of cutting down on cigarettes, why don't you just give them up?

cut
kesinti

Bankerin maaş kesintisi geçiciydi, kalıcı değil. - The banker's pay cut was temporary, not permanent.

Birçokları, savunma bütçesindeki kesintilerin ordunun etkinliğini baltalayacağından korkuyorlar. - Many fear that cuts in the defense budget will undermine the military's effectiveness.

cut
dilim

Eti ince dilimler halinde kesin. - Cut the meat into thin slices.

O, bir dilim et kesti. - He cut off a slice of meat.

cut
yarık
cut
{f} görmezlikten gelmek
cut
{i} tutam
cut
{f} yol açmak
cut
{f} (cut, --ting)
cut
tatsız
cut
{f} biçmek
cut
{f} kırpmak
English - English
cut-
cut
a piece of meat that has been cut from an animal carcass

    Hyphenation

    a piece of meat that has been cut from an a·ni·mal car·cass

    Turkish pronunciation

    ı pis ıv mit dhıt hız bın kʌt fırm ın änımıl kärkıs

    Pronunciation

    /ə ˈpēs əv ˈmēt ᴛʜət həz bən ˈkət fərm ən ˈanəməl ˈkärkəs/ /ə ˈpiːs əv ˈmiːt ðət həz bən ˈkʌt fɜrm ən ˈænəməl ˈkɑːrkəs/
Favorites