Select Keyboard:
Türkçe ▾
  1. Türkçe
  2. English
  3. العربية
  4. Dansk
  5. Deutsch
  6. Ελληνικά
  7. Español
  8. فارسی
  9. Français
  10. Italiano
  11. Kurdî
  12. Nederlands
  13. Polski
  14. Português Brasileiro
  15. Português
  16. Русский
  17. Suomi
  18. Svenska
  19. 中文注音符号
  20. 中文仓颉输入法
X
"1234567890*-Bksp
Tabqwertyuıopğü,
CapsasdfghjklşiEnter
Shift<zxcvbnmöç.Shift
AltGr

a particle of denying or refusing

listen to the pronunciation of a particle of denying or refusing
English - Turkish

Definition of a particle of denying or refusing in English Turkish dictionary

not
gayri
not
emes
not
değil

Sporu rekabet için değil zevk için yapıyorum. - I like to play sport for fun not for competition.

John Bill kadar yaşlı değil; çok daha genç. - John is not as old as Bill; he is much younger.

not
yok

Açığa çıkartılmayacak hiçbir sır yoktur. - There is nothing concealed that will not be revealed.

Ona söyleyecek hiçbir şeyim yok. - I've got nothing to say to him.

not
Mühim değil
not
z. değil, olmayan
not
not only this yalnız bu değil
not
not a little epey not at all hiç
not
asla

Tom öyle bir şeyin bir daha asla olmayacağını söyledi. - Tom said that nothing like that would ever happen again.

Neyin doğru olmadığını asla söylemem. - I never say what is not true.

not
katiyen

Katiyen yapmayacaksın. - You'll do nothing of the kind.

Tüm gün katiyen bir şey yemedim. - I ate absolutely nothing the whole day.

not
Not halfÇokHiç fena değil
not
Suçsuzdur
not
whether he goes or not gitse de gitmese de
not
de
English - English
{a} not
a particle of denying or refusing

    Hyphenation

    a par·ti·cle of de·ny·ing or re·fus·ing

    Turkish pronunciation

    ı pärtıkıl ıv dînayîng ır rıfyuzîng

    Pronunciation

    /ə ˈpärtəkəl əv dəˈnīəɴɢ ər rəˈfyo͞ozəɴɢ/ /ə ˈpɑːrtəkəl əv dɪˈnaɪɪŋ ɜr rəˈfjuːzɪŋ/
Favorites