İnsanlar kendi aralarında mücadele ederken melekler yukarıdan izlerler.
- Angels watch from above as men fight amongst themselves.
Bebek arabasında uyuyan bebek, bir melek kadar sevimli.
- The baby sleeping in the baby carriage is as cute as an angel.
Bu iletiyi görürseniz, bana yazın.
- If you see this message, write to me.
Onlardan bir ileti aldım.
- I got a message from them.
Geri döndüğünde mesajı ona ver.
- Give him the message when he comes back.
Biz mesajın doğru olduğunu düşündük.
- We thought that the message was true.
Hey, beni suçlama. Ben sadece elçiyim.
- Hey, don't blame me. I'm just the messenger.
Allah'tan başka tanrı yoktur. Muhammed Allah'ın elçisidir.
- There is no god but God. Muhammad is the messenger of God.
Bugün geçmişten bir haber aldım.
- I received a message from the past today.
Hoop, mesajı yanlış haber grubuna gönderdim.
- Oops, I posted the message to the wrong newsgroup.
Merkür tanrıların habercisiydi.
- Mercury was the messenger of the gods.
Yunan mitolojisinde Zeus'un oğlu Hermes, tanrıların habercisidir.
- In Greek mythology, Hermes, the son of Zeus, is the messenger of the gods.
Kendim gitmek yerine bir kurye gönderdim.
- Instead of going myself, I sent a messenger.