Select Keyboard:
Türkçe ▾
  1. Türkçe
  2. English
  3. العربية
  4. Dansk
  5. Deutsch
  6. Ελληνικά
  7. Español
  8. فارسی
  9. Français
  10. Italiano
  11. Kurdî
  12. Nederlands
  13. Polski
  14. Português Brasileiro
  15. Português
  16. Русский
  17. Suomi
  18. Svenska
  19. 中文注音符号
  20. 中文仓颉输入法
X
"1234567890*-Bksp
Tabqwertyuıopğü,
CapsasdfghjklşiEnter
Shift<zxcvbnmöç.Shift
AltGr

a local office or shop of a business

listen to the pronunciation of a local office or shop of a business
English - Turkish

Definition of a local office or shop of a business in English Turkish dictionary

branch
dal

Tom elma ağacından bazı dallar kesti. - Tom cut some branches off the apple tree.

O, meşe ağacından bazı dallar kesti. - He cut some branches off the oak tree.

branch
şube

Şubelerimiz tüm ülke çapında uzanır. - Our branches extend all over the country.

Bankanın ülkenin her yerinde şubeleri var. - The bank has branches in all parts of the country.

branch
(isim) dal; şube, kol, kol (bitki); sınıf; branş; dere, çay, göbek, soy ağacındaki yer
branch
dallandırmak
branch
dağılmak
branch
dallara ayrılmak
branch
şube müdürlüğü

O geçen ay genel müdürlükten şube müdürlüğüne transfer edildi. - She was transferred from the head office to a branch office last month.

branch
bölünmek
branch
bölümlere ayrılmak
branch
(ağaç) dallanmak
branch
{f} dallan
branch
ağaç dalı

Tom başını bir ağaç dalına çarptı. - Tom banged his head on a tree branch.

Bir mermi ona vurduğunda ağaç dalı kırıldı. - The tree branch broke when a bullet hit it.

branch
dal,v.dallandır: n.dal
branch
{i} (nehre ait) kol
branch
{i} soy ağacındaki yer
branch
konu dışına çıkmak
branch
{i} çay
branch
{i} göbek
branch
{f} yayılmak
branch
elişi ile süslemek
English - English
branch
a local office or shop of a business

    Hyphenation

    a lo·cal of·fice or shop of a busi·ness

    Turkish pronunciation

    ı lōkıl ôfıs ır şäp ıv ı bîznıs

    Pronunciation

    /ə ˈlōkəl ˈôfəs ər ˈsʜäp əv ə ˈbəznəs/ /ə ˈloʊkəl ˈɔːfəs ɜr ˈʃɑːp əv ə ˈbɪznəs/
Favorites