Yalnızca birkaç kişi vaktinde geldi.
- Only a few people showed up on time.
Birkaç gün içinde araba sürebileceksin.
- You'll be able to drive a car in a few days.
Tom bir kaç kere başını salladı.
- Tom nodded his head a few times.
Biz Tom'u ziyaret ederken geçen ay bir kaç gün Boston'daydık.
- We were in Boston last month for a few days visiting Tom.
Bazı insanlar bugün Neandertaller ve Denisovanlar gibi diğer türlerden birkaç gene sahiptir.
- Some people today have a few genes from other species, the Neanderthals and the Denisovans.
Mary ve diğer bazı kadınlar birkaç saattir buradaydı.
- Mary and some other women were here for a few hours.
... he's in a would be more effective few of its three thousand euros on the trade in ...
... So a few of them were sort of practicing ...