a favourable point or characteristic

listen to the pronunciation of a favourable point or characteristic
English - Turkish

Definition of a favourable point or characteristic in English Turkish dictionary

positive
pozitif

Tom HIV pozitif olduğunu sadece bugün öğrendi. - Tom just found out today that he is HIV positive.

Rönesans ile skolastik düşünce yerini pozitif düşünceye bırakmıştır. - With Renaissance, scholastic ideas gave place to positive ideas.

positive
faydalı
positive
(Matematik) artı nicelik
positive
zait
positive
(Matematik) sıfırdan büyük nicelik
positive
hastalık belirtisi gösteren
positive
emin

Onun Tom olduğundan emin misin? - Are you positive that it was Tom?

Onun Tom olduğundan emin misin? - Are you positive it was Tom?

positive
(isim) pozitif, olumlu derece, kesin şey, pozitif görüntü (film)
positive
elek

Negatif elektronlar pozitif elektronlar çekerler. - Negative electrons attract positive electrons.

Pozitif elektrota katot adı verilir. - The positive electrode is called the cathode.

positive
olumlu, artı
positive
{s} tam
positive
foto
positive
{s} mutlâk
positive
{s} belirgin
positive
sarih
positive
{s} kesin, mutlak: positive proof kesin delil
positive
vazıh
positive
{s} dogmatik
positive
{s} gerçek: a positive
English - English
positive
a favourable point or characteristic
Favorites