Kaza çok fazla ölüme neden oldu.
- The accident has caused many deaths.
İnsan ölümlerinin çoğuna, sigara dumanı neden olmuştur.
- A lot of human deaths are caused by smoking cigarettes.
O, kalkış için hazırlandı.
- He got ready for departure.
Trenin kalkışı ertelenecek.
- The train's departure will be delayed.
Bu bilet için ayrılış tarihini değiştirebilir misiniz?
- Could you change the departure date for this ticket?
Tom ayrılışını üç gün erteledi.
- Tom postponed his departure for three days.
Kan kaybından ölmeyeceksin.
- You won't bleed to death.
Teslim olmak zorundaysam, ölmeyi tercih ederim.
- If I had to surrender, I'd rather choose death.
Kaza çok fazla ölüme neden oldu.
- The accident has caused many deaths.
İnsan ölümlerinin çoğuna, sigara dumanı neden olmuştur.
- A lot of human deaths are caused by smoking cigarettes.
O, babasının ölümünden sonra işle ilgilendi.
- He took care of the business after his father's death.
O, babasının ölümünden sonra ailesi için baş vurulacak tek kişiydi.
- He was the only recourse for his family after his father's death.
Savaş kente ölüm ve yıkım getirdi.
- The war brought about death and destruction in the city.
Onlar söylenemeyecek miktarda ölüm ve yıkıma neden oldular.
- They caused an untold amount of death and destruction.
Tom gidişini ertelemeye karar verdi.
- Tom decided to postpone his departure.
Tom gidişini ertelemeye karar verdi.
- Tom has decided to put off his departure.
Çim'de, hareket istasyonuna gitmek ve tren biletleri orada almak zorundasın.
- In China, you have to go to the departure station and buy train tickets there.
Kızının ölümü üzerine ağladı.
- He wept over his daughter's death.
Oğlunun ölümü üzerine ağladı.
- She wept over her son's death.
When death walked in, a chill spread through the room.
The death of my grandmother saddened the whole family.
... the difference in death rates is much smaller than the difference in fertility rates. So ...
... the death of serendipity worrying the panelists in ...