a contraction of through

listen to the pronunciation of a contraction of through
English - Turkish

Definition of a contraction of through in English Turkish dictionary

thro
arasından

Biz yoğun çalılıkların arasından yürüdük. - We walked through thick bushes.

O, kalabalığın arasından ite kalka geçti. - He pushed his way through the crowd.

thro
baştan başa

İki çocuk araziyi baştan başa dolaştı. - The two boys traveled throughout the land.

thro
yüzünden

Orman yangını dikkatsizlik yüzünden oldu. - The forest fire occurred through carelessness.

thro
içinden

Maruyama nehri Kinosaki'nin içinden akar. - The Maruyama river flows through Kinosaki.

Nehir ormanın içinden kıvrılarak gitmektedir. - The river winds through the forest.

thro
tamamen

Tom neredeyse tamamen burada. - Tom is about through here.

Ben sadece onu tamamen bitiremedim. - I just couldn't go through with it.

thro
direkt

O direkt gözyaşları ile cevap verdi. - She answered through tears.

thro
bir uçtan bir uca

İspanya'dan Parise Pirene'leri bir uçtan bir uca yürüdüm. - I hiked through the Pyrenees from Spain to Paris.

thro
sayesinde

Arkadaşlarımın iyi ofisleri sayesinde bir iş bulabildim. - I was able to get a job through the good offices of my friend.

Genetik mühendisliği sayesinde, mısır kendi böcek ilaçlarını üretir. - Through genetic engineering, corn can produce its own pesticides.

thro
doğruca
thro
prep. bir uçtan bir uca, içinden, arasından, baştan başa, sayesinde, yüzünden
thro
kesintisiz
thro
doğru

Zamana bağlı bir toplumda zaman lineer olarak görülür-yani geçmişten şimdiki zamana ve geleceğe doğru uzanan düz bir çizgi olarak. - In a time-bound society time is seen as linear- in other words as a straight line extending from the past, through the present, to the future.

Adam Tom'a baktı, sonra sahne kapısından dışarı karanlık Londra caddesine doğru gözden kayboldu. - The man looked at Tom, then vanished through the stage door out into the dark London street.

thro
baştan sona

Tom Mary'yi onun işini baştan sona incelerken yakaladı. - Tom caught Mary snooping through his stuff.

Tom baştan sona kadar derginin sayfalarını çevirdi. - Tom flipped through the pages of the magazine.

English - English
thro
a contraction of through

    Hyphenation

    a con·trac·tion of through

    Turkish pronunciation

    ı kınträkşın ıv thru

    Pronunciation

    /ə kənˈtraksʜən əv ˈᴛʜro͞o/ /ə kənˈtrækʃən əv ˈθruː/
Favorites