Tom New York Yahudi cemaatinde büyüdü.
- Tom grew up in the New York Jewish community.
Sami cemaatte önemli bir kişiydi.
- Sami was a pillar in the community.
Üniversiteye gidip gitmeyeceğimize karar veremeyiz.
- We cannot decide whether to go to college or not.
Babam üniversiteye devam etmeme izin vermezdi.
- My father would not permit me to go on to college.
O bir topluluk aktivisti.
- She is a community activist.
Bu uluslararası bir topluluk.
- This is an international community.
Tom ve Mary yüksekokul öğrencisidirler.
- Tom and Mary are college students.
Peterhouse Cambridge'in 33 kolejinin en eskisidir.
- Peterhouse is the oldest of the 33 colleges of Cambridge.
Kolej günlerimin hatıraları aklıma geliyor.
- Memories of my college days come to my mind.
Onlar halka açık yüzme havuzuna gittiler.
- They went to the community pool.
Tom'un ölümü halkı şok etti.
- Tom's death shocked the community.
Hukuk fakültesi nerede?
- Where is law college?
Tom'un cezası 25 saatlik toplum hizmetiydi.
- Tom's sentence was 25 hours of community service.
Yeni davranış kurallarını ihlâl etmekten yakalanan gençler seyahat özgürlüğü haklarını kaybedecekler, ve bu hakkı geri almak için parasız toplum işini tamamlamak zorunda kalacaklar.
- Youths who are caught violating the new rules on behaviour will lose their right to free travel, and will have to complete unpaid community work to earn it back.
O onu milletin iyiliği için yaptı.
- She did it for the good of the community.
Ancak, sadece insan topluluğunun bir iletişim aracı olarak sözlü dili vardır.
- However, only the human community has verbal languages as a means of communication.
O kamu hizmeti cezasına çarptırıldı.
- He was sentenced to community service.
Okul kulüpleri yaklaşan okul yılı için yapmayı planladıkları kamu hizmeti projelerini açıkça ana hatlarıyla belirtmelidir.
- School clubs need to clearly outline the community service projects they plan to do for the upcoming school year.
Birlikte üniversiteye gittik.
- We went to college together.
Üniversiteden mezun olduktan sonra, eve geri taşındım ve ebeveynlerimle birlikte üç yıl yaşadım.
- After I graduated from college, I moved back home and lived with my parents for three years.
Bu üniversite 1910 yılında kurulmuştur.
- This college was established in 1910.
Kolej bay Smith tarafından kuruldu.
- The college was founded by Mr Smith.
Okuldan ayrılıp bir iş bulmak zorunda kaldım.
- I had to drop out of college and get a job.
Tom, Mary'nin neden okuldan ayrıldığını bilmiyor.
- Tom doesn't know why Mary dropped out of college.
... which can be analyzed by the community with the experiences ...
... international community's desire to punish, uh, Iran in particular. And what we've said ...