It's good now; neither too heavy nor too light.
- O şimdi iyi; ne çok ağır ne de çok hafif.
I'm at the airport now.
- Şimdi havaalanındayım.
We're getting out of here in a moment.
- Hemen şimdi buradan çıkıyoruz.
I want you to leave right now.
- Hemen şimdi ayrılmanı istiyorum.
I need to speak with Tom right now.
- Tom'la hemen şimdi konuşmam gerekiyor.
I'm coming to you just now.
- Hemen şimdi sana geliyorum.
Yes, but she left just now.
- Evet, ama o hemen şimdi gitti.
He came home just now. Didn't you know that?
- O şimdi eve geldi. Bunu bilmiyor muydunuz?
For you to come out and say that kind of thing now would just be pouring oil on the fire.
- Şimdi dışarıya gelmen ve o tür bir şey söylemen yangına körükle gitmek olur.