ısrar ediyor

listen to the pronunciation of ısrar ediyor
Turkish - English
insists

Mr Johnson insists on his theory. - Bay Johnson teorisinde ısrar ediyor.

He insists on going to the park with his father. - Babasıyla parka gitme konusunda ısrar ediyor.

third-person singular of insist
ısrar et
take into ones mind
ısrar et
persist

He persisted in accomplishing his original plan. - O, orjinal planını başarıyla tamamlamakta ısrar etti.

The lady persisted in wearing such an old-fashioned shirt. - Bayan böyle eski moda bir gömlek giymekte ısrar etti.

ısrar et
take into one's mind
ısrar et
insist

The millionaire insisted on acquiring the masterpiece no matter how much it cost. - Maliyeti ne kadar olursa olsun, milyoner sanat eserini alma konusunda ısrar etti.

The lawyer insisted on his innocence. - Avukat onun suçsuzluğu konusunda ısrar etti.

ısrar et
importune