The couch is in the foreground next to the table.
- Kanepe masanın yanında ön tarafta.
She got on a bus and took a seat in the front.
- Otobüse bindi ve ön tarafta bir koltuğa oturdu.
Tom's car is still parked out front.
- Tom'un arabası hâlâ ön tarafta park ediliyor.