I have too much homework today.
- Bugün, çok fazla ödevim var.
It is dangerous to drink too much.
- Çok fazla içmek tehlikelidir.
She's making money hand over fist with the business she started.
- O başladığı işle çok çok fazla para kazanıyor.
The reason Tom got sick was because he overate.
- Tom'un hastalığı çok fazla yemekten sonuçlandı.
Tom has missed work way too many times.
- Tom çok fazla defalarca işi kaçırdı.
Some people think that there are way too many lawyers in this country.
- Bazı insanlar bu ülkede çok fazla avukat olduğunu düşünüyorlar.
She smokes excessively.
- O çok fazla sigara içiyor.
I think Tom paid far too much for that old saxophone.
- Tom'un o eski saksofon için çok fazla ödediğini düşünüyorum.
He drinks far too much beer.
- O çok fazla bira içer.
Japan consumes a lot of paper.
- Japonya, çok fazla kâğıt tüketmektedir.
He knows a lot about butterflies.
- Kelebekler hakkında çok fazla şey biliyor.
Hanako likes cake very much.
- Hanako keki çok fazla seviyor.
Tom didn't enjoy the concert very much.
- Tom konserden çok fazla hoşlanmadı.
The price of this camera is exorbitant.
- Bu kameranın fiyatı çok fazla.
These prices are outrageous.
- Bu fiyatlar çok fazla.
It hurts tremendously here.
- Burası çok fazla ağrıyor.
She smokes excessively.
- O çok fazla sigara içiyor.
You shouldn't eat to excess.
- Çok fazla yememelisin.
She smokes excessively.
- O çok fazla sigara içiyor.
You're far too young to be doing this.
- Bunu yapmak için çok fazla gençsin.
Our college uses far too much electricity.
- Bizim üniversite çok fazla elektrik tüketir.
Too much drinking will make you sick.
- Çok fazla içmek seni hasta edecek.
There were too many people at the concert.
- Konserde çok fazla kişi vardı.