çevirmen

listen to the pronunciation of çevirmen
Turkish - English
translator

One problem translators face is that sometimes the source document is poorly written. - Çevirmenlerin karşılaştığı bir sorun kaynak belgenin kötü yazılmasıdır.

Tom has been working as a translator ever since he graduated from college. - Tom üniversiteden mezun olduğundan beri bir çevirmen olarak çalışmaktadır.

interpreter; dragoman
translator mütercim
{i} interpreter

My uncle made me serve as interpreter. - Amcam bana çevirmen olarak görev yaptırdı.

She hired him as an interpreter. - O, onu bir çevirmen olarak işe aldı.

{i} dragoman
Turkish - Turkish