She veered closer to the building.
Your analysis of the situation is accurate.
- Sizin durum analiziniz doğrudur.
The clock on that tower is accurate.
- O kuledeki saat doğrudur.
I'll be damned if it's true.
- Eğer o doğruysa mahvoldum demektir.
What he said is true.
- Onun söylediği doğru.
If you understand, then do it properly.
- Eğer anlıyorsan, öyleyse onu doğru dürüst yap.
Don't play dumb. Answer my question properly!
- Aptal numarası yapma. Soruma doğru dürüst cevap ver.
He said the words came straight from his heart.
- O kelimelerin doğruca kalbinden geldiğini söyledi.
Give it to me straight.
- Onu doğruca bana ver.
One of these two methods is right.
- Bu iki yöntemden biri doğrudur.
It is right that you should write it.
- Onu yazman gerektiği doğrudur.
The submarine had to break through a thin sheet of ice to surface.
- Denizaltı yüzeye doğru ince bir buz tabakasını yarıp geçmek zorunda kaldı.
Through trial and error, he found the right answer by chance.
- Deneme yanılma yoluyla doğru cevabı buldu.
Tom is walking backwards.
- Tom geriye doğru yürüyor.
Why is it easier to park the car backwards than forwards?
- Arabayı geriye doğru park etmek neden ileriye doğru park etmekten daha kolaydır?
The sun having set, we all started for home.
- Güneş batarken, hepimiz eve doğru hareket ettik.
He is the proper person for the job.
- O, iş için doğru kişidir.
Tom is telling the truth, I'm fairly certain.
- Tom doğruyu söylüyor, ben oldukça eminim.
As soon as the three doctors had left the room, the Fairy went to Pinocchio's bed and, touching him on the forehead, noticed that he was burning with fever.
- Üç doktor odadan çıkar çıkmaz Peri, Pinokyo'nun yatağına doğru gitti ve alnına dokununca onun ateşler içinde yandığını gördü.
Due to Tom's behavior, the court is convinced that Mary's account is accurate.
- Tom'un davranışı nedeniyle mahkeme Mary'nin hesabının doğru olduğuna inanıyor.
Is this the right way to Yokohama Station?
- Bu Yokohama İstasyonuna giden doğru yol mu?
Is this the right way to the museum?
- Bu, müzeye giden doğru yol mu?
Tom is walking backwards.
- Tom geriye doğru yürüyor.
Tom bends over backwards to please Mary.
- Tom Mary'yi memnun etmek için geriye doğru eğilir.