The above-mentioned mail item has been duly delivered.
- Yukarıda bahsedilen posta öğesi usulüne uygun şekilde teslim edilmiştir.
Angels watch from above as men fight amongst themselves.
- İnsanlar kendi aralarında mücadele ederken melekler yukarıdan izlerler.
Can I talk to you upstairs?
- Seninle yukarıda konuşabilir miyim?
Grace goes upstairs to the extension telephone.
- Grace yukarıdaki dahili telefona gider.
Tom could hear helicopters overhead.
- Tom yukarıdan geçen helikopterleri duyabiliyordu.
Tom heard a helicopter overhead.
- Tom yukarıdan geçen bir helikopter duydu.
Tom heard a helicopter overhead.
- Tom yukarıdan geçen bir helikopter duydu.
Tom could hear helicopters overhead.
- Tom yukarıdan geçen helikopterleri duyabiliyordu.
Why are you up there?
- Neden orada yukarıdasın?
What are they doing up there?
- Onlar yukarıda ne yapıyor?
Tom heard Mary go upstairs.
- Tom Mary'nin yukarıya çıktığını duydu.
She shut the door and went upstairs.
- Kapıyı kapattı ve yukarı gitti.
See the example given above.
- Yukarıda verilen örneğe bak.
Angels watch from above as men fight amongst themselves.
- İnsanlar kendi aralarında mücadele ederken melekler yukarıdan izlerler.
The giraffe cannot swim because its centre of gravity is so high that it would topple over.
- Zürafa yüzemez çünkü ağırlık merkezi çok yukarıda olduğundan baş aşağı döner.
I teach French at the high school up the street.
- Caddenin yukarısındaki lisede Fransızca öğretirim.