Oraya ister taksiyle gidin, ister yayan gidin, fazla bir farkı yoktur.
- It will make little difference whether you go there by taxi or on foot.
O günlerde okula yayan giderdim.
- I went to school on foot in those days.
Çoğu öğrenci okula yürüyerek geliyor.
- Most students come to school on foot.
Onlar yürüyerek büyük kıtayı geçtiler.
- They crossed the vast continent on foot.
Oraya yürüyerek gidebilirim.
- I can go there by foot.
Erkek kardeşim otobüs beklemiyor, o yürüyerek gidiyor.
- My brother isn't waiting for the bus, he's going by foot.
Yaya olarak gitmek istemiyor musunuz?
- Don't you want to go on foot?
Onlar yaya olarak bir yere gitmeyi reddettiler.
- They refused to go anywhere on foot.
Niçin kitapçıya yaya gitmiyoruz?
- Why don't we go to the bookstore on foot?
İstasyona yaya olarak gitmek bir saatini alır.
- It takes you an hour to go to the station on foot.
The pub's not far, let's go on foot.