Bir otlakçı çalışma numarası yapmayan biridir.
- A bum is someone who doesn't pretend to work.
Sonuna kadar kalmak zorunda değilsiniz.
- You don't have to stay to the end.
Zaferi sonuna kadar tartıştık.
- We disputed the victory to the end.
Ben beş para etmez bir serseriyim.
- I'm a good-for-nothing bum.
Hawaii'de bir sürü plaj serserisi var.
- There are a lot of beach bums in Hawaii.
Ben bütünüyle berbattım.
- I was totally bummed.
Onun sıska bir sakalı bozuk bir bacağı var.
- He has a scraggly beard and a bum leg.