Select Keyboard:
Türkçe ▾
  1. Türkçe
  2. English
  3. العربية
  4. Dansk
  5. Deutsch
  6. Ελληνικά
  7. Español
  8. فارسی
  9. Français
  10. Italiano
  11. Kurdî
  12. Nederlands
  13. Polski
  14. Português Brasileiro
  15. Português
  16. Русский
  17. Suomi
  18. Svenska
  19. 中文注音符号
  20. 中文仓颉输入法
X
"1234567890*-Bksp
Tabqwertyuıopğü,
CapsasdfghjklşiEnter
Shift<zxcvbnmöç.Shift
AltGr

to take action with respect to (someone or something)

listen to the pronunciation of to take action with respect to (someone or something)
Englisch - Türkisch

Definition von to take action with respect to (someone or something) im Englisch Türkisch wörterbuch

deal with
ile ilgilenmek
deal with
uğraşmak

Şu an bu sorunla uğraşmak istemiyorum. - I don't want to deal with this problem now.

Böyle bir sorun ile uğraşmak zordur. - Such a problem is hard to deal with.

deal with
(Politika, Siyaset) ele almak
deal with
(Politika, Siyaset) ilgilenmek

Tom şu anda bu sorunla ilgilenmek istemiyor. - Tom doesn't want to deal with this problem now.

Onunla ilgilenmek zorunda kalacaksın. - You're going to have to deal with that.

deal with
üstesinden gelmek

Durumun üstesinden gelmek gittikçe zorlaşıyordu. - The situation was getting difficult to deal with.

deal with
halletmek

Bunu kendim halletmek zorundayım. - I have to deal with this myself.

Bunu halletmek için hazır olmadığını biliyorum. - I know you're not ready to deal with this.

deal with
uğraş

Onun patronu ile uğraşmak zordur. - Her boss is hard to deal with.

Kanser hastaları sıklıkla bulantı nöbetlerini azaltmakla uğraşmak zorundadır. - Cancer patients often have to deal with debilitating bouts of nausea.

deal with
iş yapmak
deal with
-i idare etmek
deal with
-in üstesinden gelmek, -in hakkından gelmek
deal with
-in müşterisi olmak, ile alışveriş etmek
deal with
-e değinmek, -den bahsetmek
deal with
(deyim) [kd] cezalandirmak. deal with sth
deal with
(deyim) incelemek,ilgilenmek
deal with
(deyim) deal with someone
deal with
-in müşterisi olmak
Englisch - Englisch
deal with

The teacher knew how to deal with these lazy students.

to take action with respect to (someone or something)
Favoriten