to put in a bag, pocket, swell, puff up

listen to the pronunciation of to put in a bag, pocket, swell, puff up
Englisch - Türkisch

Definition von to put in a bag, pocket, swell, puff up im Englisch Türkisch wörterbuch

bag
{i} torba

Onu benim için bir alışveriş torbasına koyar mısınız? - Could you put it in a shopping bag for me?

Kağıt torbaları tekrar tekrar kullanmalısın. - You should use the paper bags again and again.

bag
{i} poşet

Dan bir çöp poşetiyle Linda'yı boğarak öldürdü. - Dan smothered Linda with a trash bag.

Sanırım insanlar tek kullanımlık poşetleri kullanmayı durdurmalı. - I think people should stop using disposable shopping bags.

bag
{i} çanta

Ona çantamızı taşıttık. - We got him to carry our bag.

Şu çantaları taşımaya yardım ettim. - I helped carry those bags.

bag
{i} sevimsiz kadın
bag
yığınla
bag
çuval
bag
yürütmek
bag
bir çuval
bag
(hayvan) öldürmek
bag
bag and
bag
{f} torbaya koymak
bag
{f} torbalamak, çuvala koymak
bag
argo bir paket esrar
bag
{f} torbalanmak
bag
{i} çekilmez kadın
bag
{f} yakalamak
bag
{f} germek
bag
torbaya veya çuvala koymak
bag
{f} aşırmak
Englisch - Englisch
{v} bag