Select Keyboard:
Türkçe ▾
  1. Türkçe
  2. English
  3. العربية
  4. Dansk
  5. Deutsch
  6. Ελληνικά
  7. Español
  8. فارسی
  9. Français
  10. Italiano
  11. Kurdî
  12. Nederlands
  13. Polski
  14. Português Brasileiro
  15. Português
  16. Русский
  17. Suomi
  18. Svenska
  19. 中文注音符号
  20. 中文仓颉输入法
X
"1234567890*-Bksp
Tabqwertyuıopğü,
CapsasdfghjklşiEnter
Shift<zxcvbnmöç.Shift
AltGr

to get into or inside something, literally or figuratively

listen to the pronunciation of to get into or inside something, literally or figuratively
Englisch - Türkisch

Definition von to get into or inside something, literally or figuratively im Englisch Türkisch wörterbuch

get in
(arabaya) binmek
get in
arabaya binmek
get in
(Politika, Siyaset) seçimi kazanmak
get in
ürünü toplamak
get in
içeri girmek

Kendimi evimin dışında kilitledim, bu yüzden içeri girmek için pencereyi kıracağım. - I've locked myself out of my house, so I'm going to break a window to get in.

İçeri girmek için nereden bir bilet alabilirsin? - Where can you buy a ticket to get in?

get in
(taşıta) binmek
get in
sokmak

Başımı belaya sokmak istemiyorum. - I don't want to get into trouble.

Tom başını belaya sokmak istemiyor. - Tom doesn't want to get into trouble.

get in
var

Varır varmaz seninle temas kuracağım. - I'll get in touch with you as soon as I arrive.

İçeri gir ve kapılarını kilitle! Pencerelerini kapat! Sisin içinde bir şey var! - Get inside and lock your doors! Close your windows! There is something in the fog!

get in
varmak
to get into
girmek için
get in
(deyim) kabul edilmek. get someone in cagirmak get sth. in toplamak,iceri almak. get in with someone [kd] birinin gozune girmek. get in on the ground floor (kd) bir işle veya planla başlangıçtan ilisi olmak
get in
içeriye girmek

İçeriye girmek için başka bir yol bulmak zorundayız. - We've got to find another way to get in.

get in
(Fiili Deyim ) 1- içeri girmek , gelmek , varmak
get in
(deyim) secilmek
get in
seçilmek
get in
with -in arkadaşlığını kazanmak
get in
girmek

Gelecekte gazetecilik işine girmek istiyorum. - I'd like to get into journalism in the future.

Kötü alışkanlıklara girmek kolaydır. - Bad habits are easy to get into.

get in
(bir yere) girmek/gelmek/gitmek
get in
(deyim) girmek. 2.varmak ,gelmek
Englisch - Englisch
get in

You'd better get in gear. We've got work to do!.

to get into or inside something, literally or figuratively

    Silbentrennung

    to get in·to or in·side something, lit·er·al·ly or fig·ur·a·tive·ly

    Aussprache

Favoriten