Telleri ayırmak zorunda kalacağız.
- We'll have to separate the wires.
Çöpü ayırmak önemlidir.
- It's important to separate the rubbish.
Biz ayrı hesaplar istiyoruz.
- We'd like separate checks.
Bu ayrı bir tedavi için yeterince önemli.
- This is important enough for separate treatment.
Dil kültürden ayrılmaz.
- You can't separate language from culture.
Ailesinden ayrılmayı sevmiyordu.
- He didn't like being separated from his family.
Siyaseti dinden ayırmalıyız.
- We must separate politics from religion.
Çok sinirliyken iyiyle kötüyü ayırmaya çalışmanın bir faydası yoktur.
- It is no use trying to separate the sheep from the goats while in a state of madness.
Karakoram Çin'i Pakistan'dan ayırmaktadır.
- The Karakoram separates China from Pakistan.
Doğru ile yanlışı ayırmak her zaman kolay değildir.
- It is not always easy to separate right from wrong.
Separate the articles from the headings.