Ailesini geçindirmek için çok çalışıyor.
- He is working hard to support his family.
O, büyük ailesini geçindirmek için sıkı çalışıyor.
- He works hard to support his large family.
Odessa ve Sivastopol Karadeniz'de limandır.
- Odessa and Sebastopol are seaports on the Black Sea.
Senin görevin aileni desteklemektir.
- Your duty is to support your family.
Onun bizi desteklemesini bekledik.
- We expected him to support us.
Tom uyuduğu zaman sırtını dayamak için bir yastık kullanır.
- Tom uses a pillow to support his back when he sleeps.