You don't have to be so nervous.
- Çok sinirli olmak zorunda değilsin.
Bill is nervous about the exam.
- Bill sınav hakkında sinirli.
Tom seems frustrated and angry.
- Tom sinirli ve öfkeli görünüyor.
He seldom gets angry or irritated.
- Nadiren kızgın ya da sinirli olur.
Forgive me! I'm tired and irritable.
- Beni affet! Ben yorgunum ve sinirliyim.
Tom is really peeved.
- Tom gerçekten sinirli.
Tom didn't know why Mary was so upset.
- Tom Mary'nin bu kadar sinirli olduğunu bilmiyordu.
Why is Layla so upset?
- Leyla neden bu kadar sinirli?
Tom looked like he was mad.
- Tom sinirli görünüyordu.
He was mad because he was not invited.
- Çağırılmadığı için sinirliydi.
Tom's pissed off because he's not the one and only.
- Tom tek olmadığından dolayı sinirli.
I didn't feel like studying because the noise outside was getting on my nerves.
- Dışarıdaki gürültü sinirime dokunduğu için canım çalışmak istemedi.
Tom's way of speaking gets on my nerves.
- Tom'un konuşma şekli benim sinirlerimi bozuyor.
She angers us with her remarks.
- O, yorumlarıyla bizi sinirlendiriyor.
They anger us with their behavior.
- Onlar bizi davranışlarıyla sinirlendiriyor.
Mary chewed on her nails nervously.
- Mary sinirli olarak tırnaklarını çiğnedi.
Tom nervously opened the door.
- Tom sinirli olarak kapıyı açtı.
Tom loses his temper easily.
- Tom kolaylıkla sinirleniyor.
He sometimes loses his temper for nothing.
- Bazen sebepsiz yere sinirleniyor.
I became very nervous when I couldn't locate my passport.
- Pasaportumu bulamadığımda çok sinirlendim.
A nervous person will not be fit for this job.
- Sinirli bir kişi bu iş için uygun olmaz.
This noise is annoying.
- Bu gürültü sinir bozucu.
That's really annoying.
- O gerçekten sinir bozucu.
Tom is irritating because he always has to have his own way.
- Tom her zaman kendi metoduna sahip olduğu için sinir bozucudur.
Tom's an irritating person to work with because he'll never admit it when he's made a mistake.
- Bir hata yaptığında onu asla kabul etmeyeceği için Tom birlikte çalışmak için sinir bozucu bir kişi.
You never know when he's going to throw another tantrum.
- Onun ne zaman sinir krizi geçireceğini hiçbir zaman önceden kestiremezsin.
Google uses a neural network to translate sentences.
- Google, cümleleri çevirmek için bir sinir ağı kullanır.