since, for the time being

listen to the pronunciation of since, for the time being
Englisch - Türkisch

Definition von since, for the time being im Englisch Türkisch wörterbuch

now that
hazır
now that
şimdi

O şimdi emekli, Yves memnun ve sakin bir yaşam için sabırsızlanabilir. - Now that he's retired, Yves can look forward to a contented and placid life.

Hatalı olduğumu şimdi anlıyorum. - I see now that I was mistaken.

now that
için

Mary gittiği için, Tom daha mutlu. - Tom is happier now that Mary has left.

Şimdi daha zayıf olduğum için bu kıyafete sığabiliyorum. - Now that I'm thinner, I can fit into this dress.

now that
Artık: "Now (that) İ've got a car, İ don't get as much exercise as İ used to.", "She's enjoying the job now that she's got more responsibility."
for the time
kısa bir süre için
now that
mademki

Mademki erkek kardeşim bir üniversite öğrencisi, o çok okumak zorunda. - Now that my brother is a university student, he has to do a lot of reading.

Mademki Mary gitti, Tom daha mutlu. - Now that Mary has left, Tom is happier.

now that
dığından
Englisch - Englisch
now that