Does Mary live next door to the bus driver that worked with John?
- Mary John'la çalışan otobüs sürücüsüne bitişik mi yaşıyor?
Tom doesn't have what it takes to be a race car driver.
- Tom bir yarış otomobili sürücüsü olmak için gerekenlere sahip değildir.
The pistons drive the crankshaft.
Napoleon's drive on Moscow was as determined as it was disastrous.
It was a long drive.
Their debts finally drove them to sell the business.
I had my driver's license renewed last month.
- Sürücü ehliyetimi geçen ay yenilettim.
I had my driver's license renewed last month.
- Sürücü belgemi geçen ay yenilettim.
Bike helmets can protect riders from serious head injuries.
- Bisiklet kaskları, sürücüleri ciddi kafa yaralanmalarından koruyabilir.
This computer has a floppy disk drive.
- Bu bilgisayarın disket sürücüsü var.
My laptop doesn't have an optical disk drive.
- Dizüstü bilgisayarımda optik disk sürücüsü yok.
His job is driving a sight-seeing bus.
- Onun işi, bir tur otobüsü sürücülüğüdür.
Why do you think Tom wasn't able to pass his driving test?
- Tom'un niçin sürücü testini geçemediğini düşünüyorsun?
I think he is a good driver.
- Ben onun iyi bir sürücü olduğunu düşünüyorum.
He works on the railroad as a driver.
- O, bir sürücü olarak demir yolunda çalışır.
A stop sign tells motorists to stop before a crosswalk at an intersection.
- Bir dur işareti bir kavşakta yaya geçidinde önce sürücülere durmalarını söyler.
There are tough penalties for motorists who choose to ignore speed restrictions in school zones.
- Okul bölgelerinde hız kısıtlamalarını görmezden gelmeyi seçen sürücüler için sert cezalar var.