Sanırım bir şey için birine asla güvenmek zorunda kalmadığım için benim dostluk üzerine görüşüm oldukça kasvetli.
- I guess my view on friendship is pretty bleak because I've never really had to rely on anyone for anything.
Tom başkasına güvenmek istemedi.
- Tom didn't want to rely on anyone else.
Tom hâlâ ebeveynlerine güveniyor mu?
- Does Tom still rely on his parents?
Diğer insanların yardımına güvenmemelisiniz.
- You shouldn't rely on other people's help.
O, onun bir resim çekişini izledi.
- She watched him draw a picture.
Manyetik bir çekimle birbirlerine çekildiler.
- They were drawn to each other by a magnetic attraction.
Fotoğraf çekmek istiyorum.
- I like to draw pictures.
Bu arada, bir noktaya daha dikkatinizi çekmek istiyorum.
- Meanwhile, I want to draw your attention to a point.
I know I can rely on you.
The city relies on the subway system.
... other people are doing and not just rely on our principles to ...
... devices they rely on every day. ...