Tom korunaklı bir hayat yaşıyordu.
- Tom lived a sheltered life.
Tom korunaklı bir hayat yaşıyor.
- Tom lives a sheltered life.
Tom korunaklı bir hayat yaşıyordu.
- Tom lived a sheltered life.
Bu çiçekler yağmurdan korunmalıdır.
- These flowers should be sheltered from the rain.
The boat was much safer, during the storm, in the sheltered cove.