perceived, beheld, skilled, versed

listen to the pronunciation of perceived, beheld, skilled, versed
Englisch - Türkisch

Definition von perceived, beheld, skilled, versed im Englisch Türkisch wörterbuch

seen
görülen

Tepeden görülen yükselen güneş güzeldi. - The rising sun seen from the top was beautiful.

Gökyüzünde görülen çok sayıda yıldızlar vardı. - There were several stars to be seen in the sky.

seen
gözükmek
seen
görülmek

Onlarla görülmekten utanmam. - I am not ashamed to be seen with them.

Sonuç görülmek için kalır. - The result remains to be seen.

seen
{f} gör

Son zamanlarda onu görmedim - I have not seen him lately.

Çin'e gidene kadar hiç panda görmemiştim. - I had never seen a panda until I went to China.

seen
görüldü

Ben camı kırarken görüldüm. - I was seen to break the window.

O, evin dışına giderken görüldü. - He was seen going out of the house.

seen
f., bak. see 1
Englisch - Englisch
{a} seen