It didn't work out quite like I intended it to.
- Pek öyle tasarladığım gibi olmadı.
I'm not quite sure what to do.
- Ne yapacağımdan pek emin değilim.
Between you and me, Tom's idea doesn't appeal to me very much.
- Senin ve benim aramda, Tom'un fikri pek ilgimi çekmiyor.
It will not make much difference whether you go today or tomorrow.
- Bugün ya da yarın gitmen pek fark yaratmayacak.
All right, I'm listening.
- Pekala, ben dinliyorum.
All right. I'm leaving.
- Pekala. Şimdi gidiyorum.
Most snakes on this island are harmless.
- Bu adadaki pek çok yılan zararsızdır.
Most schools are closed today.
- Bugün pek çok okul kapalı.
The flood caused a lot of damage.
- Sel pek çok zarara neden oldu.
They have a lot in common.
- Onların pek çok ortak yanı var.
Between you and me, Tom's idea doesn't appeal to me very much.
- Aramızda kalsın, Tom'un fikri bana pek cazip gelmiyor.
Today's Beijing has given me a very deep impression and aroused my curiosity.
- Bugünün Pekin'i bende çok derin bir etki bıraktı ve merakımı uyandırdı.
Tom doesn't have a whole lot of time.
- Tom'un pek çok zamanı yoktu.
The flood caused a lot of damage.
- Sel pek çok zarara neden oldu.
There is not much more to say.
- Söylenecek pek fazla şey yok.
I'm really not much of a cook.
- Ben gerçekten pek aşçı değilim.
The first time, she wasn't very firm with him.
- İlk kez, onunla pek sıkı değildi.