Tom was going to be transferred to Boston, but they decided to fire him instead.
- Tom Boston'a transfer edilecekti fakat onun yerine onu kovmaya karar verdiler.
May I return the car instead?
- Onun yerine, arabayı iade edebilir miyim?
Instead of her, her sister went with them.
- Onun yerine ablası onlarla gitti.
Why am I getting beaten up instead of him?
- Neden onun yerine ben dövülürüm?
There were a lot of human remains in that place.
- O yerde birçok insan kalıntısı vardı.