O, tam uyumak üzereydi.
- He was just on the verge of going to sleep.
Tom ağlamak üzereydi.
- Tom was on the verge of tears.
Tom açlığın eşiğindeydi.
- Tom was on the verge of starvation.
Birçok böcek türleri yok olmanın eşiğindedir.
- Many species of insects are on the verge of extinction.