numaralanmış

listen to the pronunciation of numaralanmış
Türkisch - Englisch
numbered
past of number
{s} counted; assigned a number; limited, allotted a specific amount; included
numara
trick

Monkeys can learn a lot of tricks. - Maymunlar çok sayıda numaralar öğrenebilirler.

You can't fool me with a trick like that. - Böyle bir numarayla beni kandıramazsın.

numara
number

You should take the number 5 bus. - 5 numaralı otobüsü binmelisin.

Did you write down the telephone number? - Telefon numarasını not ettin mi?

numara
bit
numara
{i} show

Tom showed me a magic trick. - Tom bana bir sihirbazlık numarası gösterdi.

Can you show me another magic trick? - Bana bir sihir numarası daha gösterebilir misin?

numara
{i} act

One of them is an actor, who is going to pretend to murder someone. - Onlardan biri bir aktör, birini öldürme numarası yapacak.

Dan didn't even act sick. - Dan hasta numarası yapmadı bile.

numara
size

What size shoes do you wear? - Kaç numara ayakkabı giyiyorsun.

What's Tom's shoe size? - Tom'un ayakkabı numarası nedir?

numara
no
numara
pretence
numara
mark
numara
check

Check the number in the phone book. - Telefon rehberinde numarayı kontrol edin.

numara
gimmick
numara
figure
numara
performance
numara
(Bilgisayar) preset to
numara
disguise
numara
skulduggery
numara
note

I'd like to take a note of your phone number if you don't mind. - Sakıncası yoksa telefon numaranı not almak istiyorum.

Tom wrote Mary's name and phone number in his notebook. - Tom bilgisayarına Mary'nin adını ve telefon numarasını yazdı.

numara
grade
numara
affectation
numara
pretense
numara
stunt
numara
(identifying) number (e.g. house number, license-plate number)
numara
number " rakam; grade, mark; (giysi, vb.) size; performance, act, stunt; trick, ruse
numara
(numerical) size (of a pair of shoes)
numara
slang trick, fast one, number
numara
grade (in a course)
numara
number (performance done as one part of a show)
numara
ruse
Türkisch - Türkisch