Onun dalgalı kahverengi saçları ve koyu renk gözleri var.
- He has wavy brown hair and dark eyes.
Tom'un dalgalı kahverengi saçı ve mavi gözleri var.
- Tom has wavy brown hair and blue eyes.
O, tepelerde aşağı yukarı yürürken nefes nefese idi.
- She was out of breath from walking up and down hills.
Onlar tuşları aşağı yukarı hareket ettirdiler.
- They moved up and down the keys.
O, başını yukarı aşağı salladı.
- He shook his head up and down.
Biz Kyoto sokaklarında yukarı aşağı yürüdük.
- We walked up and down the streets of Kyoto.