Tom mumbled something under his breath.
- Tom nefesinin altında bir şeyler mırıldandı.
The shy boy mumbled his name.
- Utangaç çocuk adını mırıldandı.
He was mumbling something.
- O bir şey mırıldanıyordu.
Tom was mumbling to himself.
- Tom kendi kendine mırıldanıyordu.
What's happening?, murmured a voice from the other end of the room.
- Odanın diğer ucundan bir ses Ne oluyor? diye mırıldandı.
I love you, she murmured and closed her eyes.
- Seni seviyorum, diye mırıldandı ve gözlerini kapattı.
Jose muttered the answer to the question asked by the teacher.
- Jose öğretmen tarafından sorulan soruya cevabı mırıldandı.
Tom is muttering something.
- Tom bir şey mırıldanıyor.