I shouldn't have interfered.
- Müdahale etmemeliydim.
You should've never interfered.
- Asla müdahale etmemeliydin.
The Kaiser asked Theodore Roosevelt to intervene.
- Kayzer, Theodore Roosevelt'in müdahale etmesini istedi.
The United Nations sent troops to intervene in the conflict.
- Birleşmiş Milletler, anlaşmazlığa müdahale etmek için birlik gönderdi.